2 Haziran 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda AKP Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın arasında tartışmalı bir diyalog gerçekleşti. Akbaşoğlu, CHP’nin mutlak butlan kararına atıfta bulunarak, “Apaçık hırsızlık olaylarını, arsızlık olaylarını nasıl örtmeye çalışıyorlar?” şeklinde ifadeler kullandı. Bu sözlere yanıt veren CHP’li Günaydın ise, “Hırsızlık ve arsızlık” kelimelerini Akbaşoğlu’na iade ettiğini belirterek, “Sen kimsin bana hırsızdan bahsedeceksin?” şeklinde tepkisini dile getirdi.
CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal da Akbaşoğlu’na sert bir eleştiride bulunarak, “Başkanım, sınava girmeden memur olan kişi hırsızdır. Sınava girmeden nasıl memur olduğunu açıklar mısın? KPSS sınavına giren insanların hakkını çalmıştır. Açıklasın, nasıl memur oldu? Özel Kalem Müdürlüğü’nden geçerek memuriyete atanmış, ne sınavı?” dedi.
Toplantı, Meclis Başkanvekili Celal Adan’ın yönetiminde toplandı. Genel Kurul’da alkolle ilgili düzenlemelerin yanı sıra, yapı kooperatiflerinin tarım arazileri üzerindeki mülkiyet ve sınırlı ayni hak edinmelerinin yasaklanmasına dair “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin görüşmelerine başlanması bekleniyordu.
Bu düzenlemelerin öncesinde, siyasi partilerin grup başkanvekillerine söz verildi. Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, Türk vatandaşlarının siyasete ve iktidarın değişmesine olan inancının zayıfladığını vurgulayarak, “Hukukçular arasında ciddi görüş farklılıkları var, bu durum vatandaş tarafından gündem ayarlı bir karar olarak algılanıyor” dedi.
Ekmen, AKP’nin ilk dönemlerinde sorunları çözerek siyaset yaptığını ancak zamanla yönetim odaklı bir yaklaşım benimsediğini belirtti. Ayrıca, İBB operasyonlarında ve kongre tartışmalarında Türk siyasetinin yapısına dair samimi girişimlerin olmamasını eleştirdi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez ise, AKP’nin iktidara gelmeden önceki üniversitelerin özerkliğine dair vaatlerini hatırlatarak, “Artık üniversitelerde özgürlüklerden bahsetmek mümkün değil. Bilgi Üniversitesi bir gece yarısı kararnamesiyle kapatıldı” diyerek, bu durumu eleştirdi.
