Mesai İhlali Yüzünden Kıdem Tazminatı Kaybı: 18 Yıllık Çalışan İstihdamdan Ayrıldı!

Mesai İhlali Yüzünden Kıdem Tazminatı Kaybı: 18 Yıllık Çalışan İstihdamdan Ayrıldı!

9 Haziran 2026 tarihinde, bir çalışanın işyerinde bulunmadığı halde, mesai kartını okutarak izinsiz mesai yaptığı gerekçesiyle işten çıkarılması, Yargıtay tarafından sonuçlandırılan önemli bir davaya konu oldu. İş Mahkemesi, işçi lehine bir karar verirken, Yargıtay, işverenin aldatıldığını belirterek sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğine hükmetti.

Davaya konu olan personel şefi K.B., yaklaşık 18 yıl boyunca aynı fabrikada çalıştığını ifade ederek, işten çıkarmanın haksız olduğunu öne sürdü. İş Mahkemesi’ne başvuran K.B., 08.30 ile 23.00 saatleri arasında çalıştığını, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai alacaklarının ödenmesini talep etti.

Davalı işveren ise K.B.’nin sorumluluğundaki bir çalışanın işyerinde bulunmadığı halde kartını okutarak çalışıyor gibi gösterdiğini savundu. İşveren, bu davranışın güven ilişkisini zedelediğini ve yanıltıcı olduğunu belirterek iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ifade etti.

İlk derece mahkemesi, işverenin öne sürdüğü fesih gerekçesini yetersiz buldu ve işçinin tazminat talebini kabul etti. Ancak, Yargıtay, personel şefinin davranışının işvereni yanıltmaya yönelik olduğuna dikkat çekerek, fesih işleminin haklı nedene dayandığı sonucuna vardı. Yargıtay kararında, “Davacının eylemiyle işvereni nasıl bir zarara uğrattığı somut olarak ortaya konulamamıştır. 18 yıllık kıdemi ve daha önce benzer bir eylemi olmaması göz önünde bulundurulduğunda, eylemin tek başına güven sarsıcı olduğu söylenemez. Dolayısıyla, feshin geçerli olup olmadığı değerlendirilebilir, ancak haklı feshi gerektirecek boyutta değildir. Bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı açıktır.” ifadelerine yer verildi.

İşveren tarafından istinafa taşınan karar, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından onaylandı. Ancak, davalı taraf kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi devreye girdi. Yargıtay, oy birliği ile aldığı kararında, davacının, işyerinde olmayan bir başka çalışanın kartını işyerindeymiş gibi okuttuğunu belirtti.

Yargıtay kararında, şu ifadeler yer aldı: “Bu davranış, doğruluk ve bağlılığa uymayan bir eylem olup, işverenin herhangi bir zarara uğraması şart değildir. İşyerinde bulunmayan çalışana çalışmadığı süre için ücret ödenmesi durumu söz konusudur. Bu nedenle, davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle feshedildiği kabul edilerek, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddedilmesi gerektiği açıktır.”

Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararını ortadan kaldırarak, ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasına oy birliğiyle hükmetti.